ninem etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ninem etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Ağustos 2015 Perşembe

Hayat Uzmanı Ninem

Uzmanlar, 2015 yılının başlarında bas bas bağırdırlar. Altın çok fena düşecek diye…2015 yılının altın yılı olmayacağını, yatırımcılarını üzeceğini ilan ettiler. Bilmem ne finans şirketi öngörülerini düşürdü. Herkes eldekini çıkarmaya baktı. Dönemin, bankalarda altın mevduat hesaplarının yaygınlaşmasına denk gelmesi çarşaf çarşaf reklamların yapılması tesadüf değil.
2015 yılının ortalarına doğru altın gram fiyatı uçtu en yüksek fiyata tırmandı, şu an da 96-97 seviyelerinde…
 Ninem üç kuruş parası olsa altına yatırır. En iyi yatırım aracı derdi. Hiçbir zaman kaybetmezsin derdi. Kızım üç kuruşu kenara altın olarak koy diye de tembihlerdi.
Uzmanlar; bilmem kaç yıldır yumurtanın kolesterole kötü etkisinden bahsediyorlar. Bu yıl gene araştırdılar. bir baktılar ki yumurta kolesterole zararlı değilmiş. Allah Allah nasıl yani diye soramıyoruz da tabi uzmanların kim olduğunu nasıl muhatap olacağını da bilmediğimiz için. Tabi bunu kuş gribi ile aynı dönemde olduğunun da çok büyük bir tesadüf olduğunu söylemek yanlış olmaz.
Ninem hindi de beslerdi. Tavuklarımız da vardı. Her tavuğun yumurtasını tanır. bak bununkiyle börek yaparız bunu yiyelim derdi. Hiç olmazsa tavuğu, yediğini, tavuğun horozunu bilirdik. Şimdi kim kime dumduma bir sistemden gelen ne idüğü belirsiz şeyleri afiyetle yiyoruz.
Ne yapalım mecburuz. Ama ninem derdi ki hiç olmazsa bizim ne olduğunu bilip yiyoruz. O satın alınan tavuklar, yumurtalar yenmez derdi. Komşuların tavuklarını bile ayırırdı onlar hazır yem veriyorlar diye.
Uzmanlar; günümüzde hayvanların biyolojik açıdan her anlamda zarar gördüklerini, yapay döllenmenin ırka zarar verdiğinin ve gelecekte yapay döllenmenin daha da zor olacağını söylüyorlar. Tabi bir zamanlar biyolojik yarar diye naklediyorlardı.
Ninem, veterinerler dölleme için hayvanlara geldiklerinde, ‘ Ah kızım bunlar insanları da önce kısır hale getirip, başlarına çorap örecekler .’diyordu. Ekliyordu  ‘Hayvanların da doğasını bozuyorlar.’
Uzmanlar bas bas bağırıyorlar; kendi tohumunuzu üretin. Tohumdan tohum elde edin, kendi gıdanızı kendiniz üretin. ‘Sahte, bir daha kendisini üretmeyen tohumlardan uzak durun.’diye ekliyorlar
Ninem, sofrada bir karpuz kesildiğinde, tadı iyi ise çekirdeğini ayırırdı. Domatesler ve salatalıklar, diğer sebzeler için de geçerliydi. Her yer yaz geldiğinde, her yer tohum olurdu. Fideye geldiğinde konu komşuya verilirdi. Çiçeklerde öyle… Bir dal kırılır beğenen komşuya budak verilmiş olunurdu.
Geçenlerde bir yere gittik belediye çiçek bahçesi yapmış satış yapıyor. Görevliye 'Bir budak verir misiniz?' dedim vermedi. Garipsedi birde. Halbuki o küpe çiçeğinde gözüm kaldı. demek ki İstanbul da işler bizim köydeki gibi yürümüyor.
Şimdi sadede gelecek olursak;  ninemin hiçbir sosyal medya hesabı yok. Okuma yazmayı hacca gideceğim diye ben ve kardeşimden öğrendi. Biliyor ama takvim yaprakları kitapları hala bize okutur. İyi masal anlatır, eskileri hiç unutmaz. Ama ne uzmanı diyelim hayat uzmanı mı?
Koca karılar deyip geçmeyin bildikleri bir şey olmadan boş konuşmazlar. Bence uzmanlar istatistiklere, genel geçer bakıyorlar. Bugün söylediklerini yarın inkar da edebilir , tersini de söyleyebilir.

Valla ninemin söyledikleri hiç değişmiyor.

Bu arada ninem seksenli yaşlarında , artık bahçeye inemiyor ama genel ihtiyaçlarını az biraz becerebiliyor. Elemterefiş kem gözlere şiş, maşallah deyin .Dua edin evimizin en eski toprağı uzun yıllar bizimle geçirsin .

6 Şubat 2013 Çarşamba

GİTTİM , GÖRDÜM ,GELDİM


 Yolculuğa hazırlanırken saçlarını sırf taytına uygun olsun diye fiyonk şeklinde  yaptık .Birbirimize yol arkadaşı olduk yine...
O uyuduktan sonra yol arkadaşımı karanlıkta  okumaktan gözlerim ağrıdığında  İngiliz yazar Charles Dickens'ın Oliver Twist isimli romanının uyarlandığı  filmi seyrettim .
Köye vardığımızda sabah biraz uyudum .Uyandığımda 10 yıl önce her gün baktığım aynaya baktım yine ...Yorucu geçen 10 yılın izlerini gördüm.
Ninemle halamın bir karesini daha yakaladım .Bizim cimcime onlara çektiği 
fotoğrafları gösterirken çok tatlılardı.Keşke onlarda ki hayat enerjisi bende de olsa...


Annem ekşi mayadan ekmek yoğurmuştu. Dizmana yapalım mı dediğimde pek mutlu olmadı ama  ninem  çok sevinmişti . Dizmana ; uzun şerit halinde ki hamur  kesilip yuvarlandıktan sonra  tepsiye dizilir.Üzerine yoğurt , yumurta, tuz ve yağ karışımından dökülür.Fırında pişirildikten  sonra afiyetle yenir.Ninem kendi  yaptığı gibi yapacağımı düşündü.Tam ninemin yaptığı  gibi bol yoğurt ve yumurtalı olmasına rağmen  tadı bir türlü ninemin yaptığına benzemedi.

Ertesi gün  uyandığımda annemden başka uyanan yoktu  hava da güzel olunca bende dedemin mezarını ziyarete gittim .Dua ettim , biraz dertleştikten sonra eve geldim .Annem kahvaltı hazırlamaya çalışıyordu .Beraber patatesleri doğrayıp, bizim evin meşhur kahvaltılığı fırında  kaymaklı patates yaptık.Bu tarifi size vereceğim , şimdilik aklınızın bir kenarında kalsın.

Kahvaltı sonrası babamla kısa bir yürüyüş yaptık.Önce teyzemin inek çiftliği sonra anneannem sonrası ise teyzemin torununun 6. ay kınasını yaptık.


Dönüş yolunda ; Cimcime 'ye yol arkadaşını aldık.Bende hep istediğim peynir mayasını almıştım.Anneannesi ve Cimcime vedalaşırken ağladılar.İlk kez ben duygusallaşmadım .Ne kadar özlem duysam da artık başka bir hayatım var.Annemin dediği gibi ben el oldum artık.
Geldiğimizde Cemo  Cimcimeye sürprizler hazırlamıştı. Artık evde uçan sünger bob ve duvarımızda bir akvaryumumuz var.Benim hediyem de tamir edilmiş ocak oldu :)Her gidip geldiğimde Cemo hep sürpriz yapsa ne güzel olur.


Ninem ; benim yaşıma geldiğinde ,ölüm yaklaştığında vicdanın rahat olsun dedi.Çok düşündüm vicdanım şimdiye kadar yaşadıklarım için çok rahat. Kimseyi eşya gibi görmedim , kimseyi tanımadan yargılamadım ve kimseye yafta yapıştırmadım. 
insan olanlara insan gibi davrandım.
Hayat bir şekilde geçiyor.İyisiyle ,kötüsüyle geçip gidiyor işte ... 



1 Şubat 2013 Cuma

Gidiyorum

Solda gördüğünüz ninem , sağda ki ise dedemin kardeşi halam .Yani gelin görümce !
Bu fotoğraf yazdan kalma , halam ile babam ufak bir tartışma geçirmiş ,halam biraz kırılmış.Ben geldim diye gelmişti ,ninem de bu foto da aman bana darıldın mı ?görümce cim diyor.Ne kadar hoş sohbet olduklarını görmeliydiniz ben hayran kalmıştım .
Şimdi ninem hasta , akşam telefonda benimle konuşamadı .Bu akşam onu görmek için köye gidiyorum.
Her işimde bir kararsızlıktır gidiyor bu aralar. Bu gitme işi de Cimcime hasta, kayın validem hasta , gitsem mi, gitmesem mi derken sabah aldığım ani kararla biletimi aldım.
Onu nasıl göreceğim bilmiyorum ama Cimcime nin gözün de o neşeli , hayatı seven kadın olarak kalmasını istiyorum.
Benim için unutulmaz anılar yaratan ninem için dua edin .
Görüşmek üzere...