anneler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
anneler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Mayıs 2014 Pazartesi

Eninde Sonunda

Mart ayında, Cimcime, okulda, ilçe genelinde değerlendirilen bir sınava girdi.Adı Kazanım Değerlendirme Sınavı idi.Cimcimenin sınava girdiği gün ile öğretmeninin arayıp , bu çocuk çok hasta , daha önce böyle değildi  dediği  gündü.
Evet, gerçekten hastaydı. Öksürüyordu. Ateşi yoktu. Burnu akıyordu. Geniz akıntısı öksürmesine neden oluyordu.
İlaç kullanmak daha doğrusu antibiyotik kullanmak istemiyordum. Akşamları bol ballı zencefilli ıhlamur ve mukolitik bir şurup kullanıyordum. Yani durumu biraz sürece yaymak gerekiyordu ve okulda kötü, durmadan öksüren bir çocuk olduğunu bilmiyordum.
Öğretmen arayıp, ilgilenmem gerektiğini söylediğinde okul çıkış saatine ve benim işten çıkış saatime bir saat kalmıştı.
Akşam eve gittiğimde  o gün sınav olduğunu, Cimcimeden öğrendim. Soru kitapçığını eve getirmişti. Bakmanı istemiyorum dedi. Bende o farkında olmadan baktım. Durum iyi değildi, cevapların, neredeyse yarıdan fazlası yanlıştı.
Bir hayat bilgisi sorusuna
Dün yapılan KDS sınavı hayat bilgisi sorusu ;
Tarık sınıf başkanı olmayı çok istiyor, ne yapmalı ?


A) Çok çalışmalı
B) Aday olmalı
C) Öğretmene kendini sevdirmeli


8 yaşındaki kızım bu soruda "C" şıkkını işaretlemiş.


Ben kafamdaki şıklardan hangini işaretlesem acaba?

Diye, isyanla karışık bir espri yapmıştım.
Sonuçların açıklamasını beklemiyordum. Bir aksilik olduğunu biliyordum. Sonuçlar Cuma günü açıklanmış, A4 kâğıdında , yazılı bir şekilde eve geldi.
İl geneline dikkat etmedim ama sınıfta 31 kişiden 4. olmuştu. Yani 27. oldu kızım. Ben ona hasta olduğunu, bunun bir şey ifade etmediğini, yapamadıkları konusunda ona yardımcı olabileceğimi söyledim.
Ama anneciğim hastaydım diye durmadan tekrar etti ben ne kadar anlatmaya çalışsam da içi rahatlamamıştı.
Bende her anne gibiyim. Çocuğumun başarı ve başarısızlığı beni etkiliyor ama başkalarının başarısıyla çocuğumu kıyaslamak yönünde değil. Eksik olan ne, ne yapabilirim, nasıl yardımcı olabilirim yönünde…

Annenin hırsıyla büyümez çocuklar. Sevgisiyle büyür ve mutlaka doğrusunu, yolunu bulur.
Birinci olduğunda nasıl havalara uçmuyorsak , sonuncu olduğunda da dünyanın sonu değil.
Eni sonu , hepi topu bir hayat işte akıp gidecek 

1 Mart 2012 Perşembe

Yeni eğitim öğretim sistemi


alıntıdır 


Kızım yılsonu doğumlu. Şanslı mı? Şansız mı? Ben bu konu da hala bir fikre sahip değilim.
Bu konu da epey araştırma yapmış, kafa patlaşmış, eğitimciler ve idarecilerle çatışmış bir anne olarak deneyimlerim burada ve burada
2005 Ocak ayında doğması gereken kızım aralık ayında babasının hadi artık kızım dünyaya gel de görelim seni demesiyle, aynı gecenin sabahında dünyaya geldi. Başlarda yılsonu doğumlu olmasının ne zararı veya yararı olduğunu düşünmesek te ilkokul çağına gelen kızım için başlama yaşı benim için gerçekten çok kafa karıştırıcı bir hale geldi.
Şimdiki eğitim sistemine göre 72 ayını dolduran bir çocuk ilköğretime başlıyor. Okul öncesi eğitimin zorunlu hale getirdiğini söyleyen sistem iş başa düşünce bazı illerde zorunlu olduğunu söylüyor. Okul öncesi eğitime başlayan çocuk için  cebinizde; okul aidatı, kayıt, kırtasiye masrafı bla bla için minimum 1000 TL niz olmalı . Yani oturduğumuz semtin en basit okulu için  etütlü okulları hiç hesaplamıyorum bile.
Sistemin dediğine göre 72 ayını dolduran çocuk ilköğretime başlayabilir. Benim kızımın durumundan yola çıkarsak, 2011 yılının aralık ayında 72 ayını dolduruyor. Yani ilköğretime 69. ayında ilköğretime başlıyor. Yeni doğmuş bir bebekle 3 aylık bir bebek arasında hiç mi fark yok.
Yaptığım bir araştırmaya göre Türkiye de doğan çocukların  %60 -70 i yılın ilk aylarında doğuyor. Böyle olunca da sizin çocuğunuzun diğer çocuklardan 9 ay küçük oluyor. Bu da bence çok büyük bir fark.
Avrupa da sistem o yılın ağustos 15 ine kadar doğan çocuklar; o yıl ki eğitim öğretim dönemin de okula başlıyor ve her çocuğa mutlaka okul olgunluğu testi yapılıyor.
Okul olgunluğu testi bakınız bu yazım da 
Şimdi yeni öngörülen ve tartışılan 4+4+4 sistemine göre artık çocuklarımız 60 ayını doldurduğu yılda ilköğretime başlayacak, ayına gününe bakılmayacak. Okul öncesi eğitim konusunda henüz öngörülmüş bir yol yok. Çocuklar 4. Sınıftan sonra orta öğretimde bölüm seçebilecekler. Lisede tekrar dal değişikliği yapabilecekler. Ara eleman nasıl yetiştirecekleri konusunda soruları olanlara ise yani lise mezunu ara eleman olmayacak. Büyük ihtimalle artık herkes önlisans a rahat yerleşebilecek ve kendi branşından seçim yapacaklara yerleştirme için öncelik tanınacaktır. .
Bu sistem böyle tamam da acaba; dershane sistemi devam edecek mi? ya da çocuklarımız yine ödevlerle, çalışma kitaplarıyla boğuşmaya devam edecek mi?
Okul öncesi eğitimde okuyan bir çocuğu olan, çalışan bir anne olarak soruyorum; sürekli değişen bu sisteme ben nasıl adapte olup bilinçleneceğim, ödevlerin test kitaplarının altında bende ezilecek miyim?
Sesimi duyan var mı?