COVİD 19 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
COVİD 19 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Nisan 2020 Çarşamba

KORONO


Ne yazacağımı bilmiyorum. Sanki beynim uyuşmuş gibi… Ülke bir hapishaneye döndü, herkes şaşkın ve herkes korku içerisinde! Dünyanın ne hale geleceği ve benim ne yapacağım konusunda hiçbir fikrim yok!
Bundan ötesi başımıza bir şey gelirse korkusuyla yaşıyoruz. Ya hastanelik bir durum olursa? Çocuklar hastalanırsa, Cemo’nun astım, hastalık tetiklenirse? Sürekli uyku halindeyim, zihnim dağınık. Okuyorum ama anlamakta güçlük çekiyorum.
Bu yüzden ne okumak, ne yemek yapmak ne de kimseyi görmek istiyorum. İçtiğim kahvenin tadı yok, yemeğin tadı da öyle…
Cemo evde, AVM ler kapandı, bir gün arayla işe gidiyordu. Şimdilerde ise artık sürekli evde, sabah uyanmamızın bir anlamı yok. Gece geç yatıp, sabah geç kalkıyoruz. Günler birbiri ardına, benim için aynı geçiyor. Sürekli kendimi sorguluyorum. Anne olarak ne kadar güçsüzüm diye durmadan kendimi sorguluyorum.
Şu an ne olduğunun farkında değiliz ama bunun sonsuzluğa doğru ilerleyen bir kargaşa olduğunu görmemek mümkün değil.
Çalışan evine ekmek götürmek zorunda olan olmayan herkesin iş kaybı yaşam mücadelesi bizden daha zor olduğunu düşündüğü insanlar için endişeliyim.
Ailem uzakta, başımıza bir şey gelse, başlarına bir şey gelse ne yapacağımız konusunda hiçbir fikrim yok! Birçok insanında böyle düşündüğünü hissetmek, kötü bir durum…
Yaşadığım şey; bu hastalık mıydı? Sürekli bunu sorguluyorum. Bir daha olmayacağı ve bundan daha kötü olamayacağım kim bilebilir? O dönemde bile sistem içerisinde tıkanıp kalmıştım. Şimdi nasıl olacağını kim bilebilir?
İnsanlar yardım yarışında değil de kendilerini gösterme sevdasına düşmüşler. Ne yaptığınız önemli ama bence şu halde kimin yaptığı zerre kadar umurumda değil. Nasıl pay çıkartırım değil, basıl yardımcı olabilirim, neler yapabilirim konusunda insanı duyguları, kişilik ve siyaset  promosyonunun önüne geçmeyen insanlara, millet olarak daha çok ihtiyacımız var
Hala yasadığım halsizliğin ve şiddetli öksürüğün tekrarlamasından ve daha şiddetle geri dönmesinden korkuyorum.
 Yazdıklarım korkularımdan daha öteye geçemeyecek, bu dönemde yaşadıklarımı  ifade edebileceğim farklı bir ruh hali  yaşayacağımı düşünmüyorum. teşekkürler…

25 Mart 2020 Çarşamba

KORONA GÜNLÜKLERİ


En son evlenmeden önceki son dönemeçdekalmışım. Dünya bu halde iken bunları yazmamı bekleyen okuyucularım var mı? Bunu bilmem mümkün değil! Sihirli halka yazısı ile bitirmişim ama ondan öncesine dönmek istiyorum.
18 Şubat tarihli yazımı bu yazımdan önce paylaşarak bir hatırlatma yapacağım. Gündem Covid – 19 virüsü olduğuna göre bende yaşadıklarımı anlatsam daha iyi olacak.
 Son yazımda; grip olduğumdan, uçukların yüzümün alt kısmını ele geçirdiğinden ve altıma kaçırana kadar öksürdüğümden bahsetmişim, aslında çok hafife almışım.
Önceleri site ile ilgili bir toplantı düzenlediğim için çok yorucu bir süreç geçiriyordum. Bu yüzden yorulduğumu ve direncimin düştüğü için rahatsızlandığımı ve içtiğimin sigaranın beni bu hale getirdiğini düşünüyordum. Ama şimdi bunları yazarken bile çok basit bir şey geçirmediğimi düşünüyorum.
Toplantı öncesi ciddi anlamda halsizlik ve öksürük ile başlayan bir süreçti. Önce halsizleşip öksürmeye başladım. Künt bir öksürüktü. Dikkatimi toplayamıyor hiçbir şey yapamıyordum. Multivitamin alarak bunu atlatmaya çalıştım. Bu arada, burnum tıkalı ve nefes almakta zorlanıyordum. uçuklarım için bir krem aldım. Toplantıyı yaptım, Çanakkale yolculuğu sırası gelmişti. Ailevi bir sebepten dolayı memlekete gidip bir hafta kalacaktım.
Uçuklarım gitmiş, halsizliğim azalmış, öksürüğüm kesilmemişti. Memlekete gittiğimde, öksürüğüm devam ediyordu. Hala nikotine bağlıyordum. Oradaki işlerimi hallederken halsizliğim hala devam ediyordu. Ama idare ediyordum. Hatta memlekete gitmeden önce kitap kulübü toplantısına da katılmıştım.
Köyde kaldığım süre zarfında geceleri nefessiz kalıyor tıkanıyordum. Uykudan uyandıran bir nefes alma zorluğu yaşıyordum. Annem hem kızıyor hemde ‘Doktora gidelim.’ diyordu.’ istanbulda giderim.’ diyordum.
Bir gün daha erken dönüp kardeşimi çalıştığımız klinikte bir muayeneye götürme kararı aldım. Cuma gecesi dönecek Cumartesi kardeşimi doktora götürecek, o dönecek bende eski çalıştığım iş yerinde vakit geçirmiş olacaktım.
Her şey buraya kadar çok güzeldi. Öksürüğüm dışında! 29 Şubat cumartesi günü kardeşim muayene oldu, bende klinikteki arkadaşlarımı gördüm. Kardeşim bizi eve bıraktıktan sonra evine döndü. Çanakkale’den döndükten sonra benim halsizliğim artmıştı. İkinci çekirdeği kreşe bıraktıktan sonra evde yatıyor, evdeki işlerimi zorlukla hallediyor ve dikkatimi toplayamıyordum. Öksürük devam ediyordu.
 3 Şubatta kardeşim arayıp boğazının kötü olduğunu söyledi. Başladığı ilaç ile alakalı olabileceğini düşündüm. Ama dayanamadı bir doktora gitti. Boğaz enfeksiyonu dediler. İlaç başlandı. İki gün sonra daha kötüleşti, nefes alamıyorum diye arayınca ben korktum. Bir yandan onunla konuşuyordum ama bende kötüydüm. Halsizliğim artmış, öksürüğüm zorlamaya başlamıştı.
Çabuk yoruluyor. Yattığım yerden kalkınca ne zaman yattığımı nasıl uyduğumu bile hatırlamıyordum. Bilincim yerinde değildi, uyandığımda uyuyup dinlenmiş olamıyordum.
Bu arada kardeşimden korkmuştum. Hemen hastaneye gitmesini söyledim. Bende hastaneye gidiyordum. Ama ne yapacağımı bilmiyordum. Hastaneye maske ile gittim. Çünkü çok korkuyordum.
Doktor sıram geldiğinde öksürük ve halsizlik olduğunu söyledim. İlacımı yazıp, bir serum takıldı. Kardeşim ise bir göğüs hastalıkları uzmanı tarafından, gözetim altına hastaneye yatırılmıştı. Tabi teşhis yok, biz sadece şüpheleniyoruz!
Üç gün hastanede kaldı ama influenza ilacı verildi. Ve düzeldiğini söylüyordu. Ben ise serumdan sonra iyi olmak bir yana daha fenalaşmıştım ama doktorum gidebileceğimi söylemişti. Muayene sırasında sadece boğazıma bakmıştı.
İlaçlarımı kullanmaya başladım. Antibiyotik, burun spreyi ve boğaz spreyim vardı. İki gün kötü bir gün iyi oluyorsunuz. Ama ben bir türlü toparlayamadım. Ardından kardeşim influenza ilacı kullandı diye bir doktor tanıdığımıza sordum. Kullanmamı söyleyince hemen ilacı aldım.
Bu arada 15 Martta bir yakınımızın Nişantaşı’nda nişan töreni olacak ve katılmak için hazırlıklar yapıyoruz. Ama bir gün iyi isem 2. Gün yataktayım. İnfluenza ilacına başladıktan iki gün sora daha iyi hissetmeye başladım. En azından halsizliğim hafiflemişti.
10 Martta ilaca başladım. 13 Mart ‘a kadar iyiydim. Cemo da öksürmeye başladı. İşe gitmiyordu. Ona sende kullan diye ısrar ediyordum. (Bu yaptığımın doğru olmadığını biliyorum.)
13 Mart günü Cemo işe gidip kötü hissedince eve geldi. Bende o gün kendimi iyi hissediyordum biraz dışarıya çıktım, alışveriş yaptım.